YÜREK DEŞER KISKANÇLIK

0
104

Kıskançlık üzerine yazayım dedim.

Dün facebook hesabımda kendi ürettiğim bir sözle başlayayım istiyorum yazıma…”Güzele çamur da yakışınca, çirkinin kalbi sıkışırmış!” dedim…Her şeyiyle bana aittir bu söz! Ve bu sözü paylaşınca çirkin olduğuna inanan güneydoğulu bir bayan gece beni tak diye engellemiş. Hay Allah! kendin inanmışsın çirkinliğine ben ne yapayım?

İşte kıskançlık böyle böyle yayılır gider aslında. Güzellik kıskançlığı, aşk kıskançlığı, başarı kıskançlığı…Bir sürü türü var!

Sanat camiasında hele? Oooooo! Öyle de karışık ki camia? Sanatçı olarak tanırsın, hatta tiyatrocu… İnsan çıkmaz. Sanata yeni adım atmıştır, yeteneklidir, ama az önceki odun-zibidi sözde tiyatrocular sayesinde yolları tıkanır.

Bir de o camiada aşk kıskançlıklarından kaynaklı komplolar kurulur… Neler neler…

Dün gece gittiğim yemekte konuştuk bu konuyu…”Ülkemiz halkının en büyük sorunu, başarılı veya kaliteli kişilerin açıklarının peşine düşerek, aşağıya çekme meraklısı bir halkımız olduğu için, bu ülke uluslararası platformlarda asla iyi bir noktaya gelmez” dedik. Ve doğruydu bu söz.

Mesela; 2003 Eurovision Şarkı Yarışmasını kazana Sertap Erener için, ertesi gün, yani pazar günkü bir öğlen programında konuşan ve hala sanatında hiç bir noktaya gelemeyen erkek sanatçı aynen “Evet, Sertap kazandı ama, Türk halkına teşekkür bile etmedi!” deyince o zavallı adamın yarışmayı seyretmediğine karar verdim Çünkü, Sertap birincilik ödülünü aldıktan sonra yanına gelen TRT spikerine üç kere “bana destek veren yurt dışındaki ve ülkemdeki bütün türklere teşekkür ediyorum” diye bağırmıştı!

Bu sözde sanatçı adam hala fırsat buldukça Sertap Erener’ e çatan açıklamalar yapıp duruyor. Derdi ne anlamış değilim?

Ya aşk kıskançlığı? Ooooo! Yürekler kabarır kabarır iner resmen! Kıskanan kadınsa, erkeğini dişi sinekten bile, erkekse erkek sinekten bile kıskanır! Eğer o kıskançlık dizginlenmezse, aşk kavgaları alır başını gider. Sınırsızlık devam ederse balar ayrılıklar… Özel yaşamda da dizginlenmesi gereken konuymuş demek ki kıskançlık!

Ha bir de güzele duyulan kıskançlık vardır… Yazının başında bahsettiğim konu… Ayyy ozavallı güneydoğulu kııııız…ya da kadın! Tüh! Canım yaa…İnanmış hatun çirkin olduğuna… Neyse; güzel kıskanılınca başka çamurlarla güzelliği yok edilmek istenir. Hiç bir şey yapılamadı toplu iftiralar atılır. Bu sene nisan sonunda bana atıldığı gibi. Ben yerimde hala duruyorum ama onlar zıp zıp zıplıyorlar habire! Bir şey de tutturamayınca seni hayatlarından çıkarırlar. İşte çözüm de bu, iftiraya uğrayan güzel yerinde sağlam durursa onlar çekilir hayatlarından.

Of çenem uzadı gene.

 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

 

Sorularınızı ve Yorumlarınızı Yazın