Takıntı

basak, TakıntıSevgili okurlar..
Sizleri acılarımızla daha fazla oyalamadan, dikkatinizi ciddi bir şekilde çekeceğine inandığım konusunu ele almak istedim.

Herkesin mutlaka takıntıları vardır elbette. Kah iyi.. kah köt..Ama neticede takıntıdır işte. Aslında çevreye zarar vermemesi ne kadar iyi olur!.. Aşk takıntıları en tehlikeli olanıymış. Ama bunu ayırt etmek çok önemli. Eğer biten bir ilişkinin unutulmayan hatıralar, duygusal yönü ağır basan veya hafif sakat ruhlu insanlarda takıntıya sebep olabiliyor.

Şimdi burada biraz erkeklere sövmek istiyorum. Terk ettiğiniz bir ilişkinin arkasına düşen kişiyi “takıntılı” olmakla suçlamayın bence. Sizler gerçekten bulunduğunuz sosyal çevredeki hem cinslerinize, kendinizin kadınlar tarafından ne kadar rağbet edildiğini ispat etmek için yaptığınız çapkınlıkların arkasında bıraktığınız kişilerin aslında, böyle gel-geç ilişkilerin karakteri olmayabilir ve basit sebeplerle bitirdiğiniz ilişkinizin öbür kahramanı da kullanılmışlığının acısıyla arkanıza düşebilir tabiî ki. Karşılaşmak istemeyecek kadar da korkak olabilirsiniz de, yüzleşmemek için ya da hatalarınızın koca bir Osmanlı tokadıyla suratınıza yapışması işinize gelmeyecektir..

Ama şunu unutmayın ki, psikologlar ruhsal bunalıma giren kadınların %61 kadar korkunç bir oranının, karşı cins tarafından uğradığı, ihanet, sebepsiz terk ediliş, haksızlık ve benzeri sebeplerden dolayı bunu yaptıkları kanısına varmışlardır..

Normalde bana kızan okurlarım olacak ve diyecek ki kızanlar “kadınlar da ihanet ediyor!”

Evet doğru ihanet ediyor ve bunu da masaya yatıralım:

Araştırmalara göre kadın ihanetinin başlıca sebebi intikam! Ya da kısasa kısas!

Aşağılanma ve bu yüzden mutluluğu başka kollarda aramak ta ikinci sıraya oturuyor..

Dolayısıyla kadınlar tarafından uğradığınız ihanetin sebeplerini de siz beyler yaratıyorsunuz..

Ne oluyor sonrasın da?.. Duygusal olanlarda başlıyor takıntılar…

Erkeklerin takıntıları daha tehlikeli boyutta! Adamlar cinayete kadar gidebiliyorlar da!

Ben takıntılı olanlardan hakikatten korkarım!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere..

Bu yazıya gelmek için ne arama yaptılar:

Etiketler: , ,
21 Haziran 2010
Basak Dursun

Başak Dursun

Başak Dursun

1993 de başlayan medya geçmişinde, 1998 de kablolu yayın yapan btv de yapımcı-sunucu olarak görev yaptı. 2006 yılında Sabah-Ankara'da köşe yazarlığı na başladı. Üç kere "yılın köşe yazarı" seçildi. Meclis Haber Dergisi ve Domatessuyu'nda köşe yazarlığı yapmaktadır.

Takıntı yazısında telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

One Comment »

  • merve metin demiş ki:

    başak hanım yazılarınızı büyük bir zevkle okuyorum.bu yazınızında altına imzamı atarım,ne kadar doğru noktalara değinmişsiniz tebrikler.başarılarınızın devamını dilerim.

Tutmayın beni... Yorum yazcam.

Yorum ekleye bilir yada yazı için geri bildirim gönderebilirsiniz..Bu yazı için yorumlarına abone ol: subscribe to these comments RSS.

Yorum içerisinde kullanabileceğiniz Html tagları :
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumlarınızı lütfen büyük harflerle yapmayınız.