“Tak”

0
154

Çok ciddi bir uzun ara verdim… Ama geldim.

Bir çok kişi sandı ki Domatessuyu.com’u bıraktım. Asla bırakmadım. Sadece atlatmam gereken bir dönem vardı ve atlattım.

Konum ise “Tak etme”

Şu yaşamda ne çok şeyler bize tak etti ve ettirdi aslında. Bırakmaman gereken bir el bile acıtıyor ve kolunu koparmayı bırak, benliğini koparacak noktaya geliyorsa “tak ettirir” ve bırakmak zorunda kalırsın. Hepimizin bir dayanma sınırının mühleti vardır. Ya da miadı…

Kimi zaman para, kimi zaman aşkın egosu ve kimi zaman da kıskançlık tak ettirir. Kıskançlık en beteri. Hele ki kişinin ruhu kana yatkın ise tamam… Ve şu an ortalık bu yetersiz canilerle kaynar oldu maalesef… Ya bir de sinsi bir sadist ise? Ve ya sosyal sevici?

Sosyal sevicilerin o kadar çok türü var ki… Anlatsam kelimeler yetmez. Hem de hiç.

En iyisi google amcaya sorun, dizi dizi çıkar amna şunu bilin ki, kendilerini ön planda tutmak için… her neyse.

Gelelim sosyal “tak” lara…

O kadar çok ki… Kişiyi cinnet noktasına getirip, katil de deli de yapar. Kendini bilen bu yaşamda ayakta kalır. Tek başına bile olsa… Ama kendinden emin olamayan kişiler her zaman birilerini çevrelerinde görüp onların gücüyle kendilerini güçlü göstermeye çalışırlar. Sonra foyası ortayı çıkıp ta o çevreyi tek tek kaybederse, işte bu sefer kendi aptallığına canı tak eder ve her şeyi yapabilir…

“Tak” ları saya saya bitiremeyiz. Sadece şunun bilincinde olmak çözümü her zaman doğurur: İçinde biteni sorgulayarak elinde-içinde tutmayacaksın. Yoksa bu içinde farklı, dipsiz karanlık bir girdaba dönüşür ve Allah korusun…

Kişi kendinden emin ve yüreği rahat olduğu müddetçe her zaman kendi zaferiyle kucaklaşır.

“Tak” larıyla başarılı bir şekilde baş eder ve yönetir.

Şunu bilin ki “tak” denen o sınır noktası size sadece “artık harekete geç kendin için” der. Bu noktada kişi kendini koruma amaçlı olarak, kendisine zarar veren her şeyden uzaklaşır. Olması gereken de budur. Zarar verene zarar vermek ise asla çözüm değildir. O iş dipsiz bir kavgaya dönüşür gider…

“Tak” senin savaş anının başlangıcı değildir. Asla…

 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

 

 

PAYLAŞ
Önceki İçerikMerhamet
Sonraki İçerikOnlara Dilenci Rolü
1993 de başlayan medya geçmişinde, 1998 de kablolu yayın yapan btv de yapımcı-sunucu olarak görev yaptı. 2006 yılında Sabah-Ankara'da köşe yazarlığı na başladı. Üç kere "yılın köşe yazarı" seçildi. Meclis Haber Dergisi ve Domatessuyu'nda köşe yazarlığı yapmaktadır.

Sorularınızı ve Yorumlarınızı Yazın