Siz Hangi Ağaçsınız

23-31 Aralık : Elma Ağacı
01-11 Ocak : Köknar
12-24 Ocak : Karaağaç
25 Ocak-3 Şubat : Selvi
04-08 Şubat : Kavak
09-18 Şubat : Sedir
19-28 Şubat : Çam
01-10 Mart : Salkımsöğüt
11-20 Mart : Ihlamur
21 Mart : Meşe
22-31 Mart : Fındık
01-10 Nisan : Üvez
11-20 Nisan : Akçaağaç
21-30 Nisan : Ceviz
01-14 Mayıs : Kavak
15-24 Mayıs : Kestane
25 Mayıs-3 Haziran : Dişbudak
04-13 Haziran : Gürgen
14-23 Haziran : İncir
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.
Bebeğinizin doğmadan cinsiyetini öğrenme
Bakın neler neler varmış. Benim annemden duyduğum birkaç yöntem vardı. Yüzüğe ip başlayıp göbeğin üzerinde tutuyordu sonra kız yada erkek diyordu. Benim annem ilginç biridir. Bu konularda ayaklı kütüphanedir. Neyse aşağıdaki bilgilerle bebeğinizin cinsiyetini belirleyebilirsiniz.
Yazının devamın da bebeğiniz erkek mi? , kız mı? olduğunu görebilirsiniz.
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.
Google’dan İyi Arama Motorları
Google kadar iyi olduğu belirtilen ama isimleri pek duyulmamış arama motorları mevcut…
Arama motorları kullanımı mayıs ayı sonuçlarına göre, Google % 56.3′lük kullanımla lider durumda bulunuyor ve en yakın takipçisi Yahoo ise % 21.5 ikinci sırada yer alıyor.
Geriye kalan % 15′lik kısmı ise yüzlerce arama motoru kendi arasında bölüşüyorlar :
Ancak bu çok gerilerde kalmış ve ülkemiz dahilinde ismi hiç duyulmamış arama motorları doğru arama kriterleri kullanılarak hedefe yöneltildiğinde, Google’dan da iyi sonuçlara imza atabiliyorlar.
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.
Her başlangıç, bir bitiştir aslında!
Hayatın orta yerinde kalakalıyor insan bazen. Ne diyeceğini, neyi düşünüp, neyi de düşünemeyeceğini bilemiyor…yol gösterici arıyor bu demlerde. Kalbine danışınca bir sonuç yok! Akılda devre dışı. Ne olacak şimdi! Bitişlerle hayatlar yok oluyor. Bir şeylerin bittiğini sanıyor insan. Yaşamını bitiriyor sonunda. Oysa biten bir şey yok. Her bitiş bir başlangıç olmalı değil mi?
Kimileri hayatına ‘virgül’ler koyarak devam ediyor, kimi içinse bu ‘virgül’ler bir nokta oluyor. Bir bitiş noktası. Hayatın durduğunu düşündüğü zaman dilimleri yani…
Yaşam bu işte. Başlıyor ve bitiyor. Birilerinin hayatında olmaması ya da hayatından çıkması seni bitirebiliyor, birileri yaşamaya devam ederken mutluluklar içinde… üç beş günlük dünya hayatında mutlu olmak zor değil, uzak. Bizim için sorulması gereken soru şu: yaşıyorsak bu dünyada, gerçekten mutluluk bize verilmeli mi? Dünya şartları bizi mutlu etmeye yetebilir mi?
Bilmiyorum… Cevap vermekte zorlandığım sorular bunlar…
Oysa ‘her sorunun cevabı vardır’ı savunuyordum düne kadar. Noldu bana da hayatımda cevabını veremediğim sorular o kadar çoğaldı ki! Değişmesi gereken bir şeyler mi var yoksa yaşamımda!
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.
Türkiyede Petrol Fışkırıyor
Bugüne kadar mayınla kaplanan kimsenin dokunmadığı Suriye sınırındaki topraklara dokunuldu. Şimdi petrol fışkırıyor…
TPAO’nun Suriye sınırında açtığı 25 kuyudan 21′inde petrol çıkarılıyor. Sınırdaki günlük petrol üretimi 2 bin 500 varile yükselirken, sıcakların petrol üretimine yaradığı belirtildi
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nca(TPAO) Suriye sınırında açılan 25 kuyudan 21′inde petrol üretimi yapılıyor. TPAO Batman Bölge Müdürü Bayram Kara, son 2 yıl içerisinde sınırda açtıkları 25 kuyudan 21′inde petrole ulaştıklarını söyledi.
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.
Sjögren sendromu

Tükrük ve gözyaşı bezlerinin tutulumu ile kendisini gösteren romatizmal bir hastalık…
Romatizma deyince kimin aklına kuru ve devamlı kaşınan göz gelir? Oysa ki temelde romatizmal bir hastalık olan Sjögren Sendromu hastalarının en önde gelen şikâyeti bu. Hastalığın kökeninde ise otoimmunite yatmaktadır. Yaygın bir hastalık grubunun genel adı olan bu durumda vücudun bağışıklık sistemi yine kendisine ait olan bir hücre grubunu yabancı olarak algılar ve bunlara saldırır. İşte Sjögren Sendromu’nda gözyaşı ve tükrük bezi hücreleri savunma hücrelerinin saldırısına hedefi olmaktadır. Bunun sonucunda ilgili hücrelerin sıvı üretim kapasitesi giderek azalır. Ne yazık ki, tüm diğer otoimmun hastalıklarda olduğu gibi, bu durumun da henüz kesin bir tedavisi yok. Bununla birlikte şikâyetleri azaltıcı birtakım uygulamalar her zaman mümkün.
Hastalığa tutulanların %90’ı bayan olarak dikkat çekmektedir. Çoğunlukla sinsice başlayan hastalık zaman içerisinde ilerleyerek şikâyetler giderek artmaktadır. Buna göre uzun süredir gözlerinde kurumu ve kaşıntıdan şikâyetçi olan kişilerde bu hastalık bir olasılık olarak akla gelmeli ve ilgili tetkikler yapılmalıdır. Hastalığın romatizmal kökeninden dolayı göz hekiminin yanında asıl gözetiminde bulunulması gereken tıp dalı iç hastalıkları, bunun özelinde ise romatolojidir. Tetkiklerde kanda bağışıklık sisteminin ürettiği antikorlar araştırılır. Bazen tükrük bezlerinin mikroskobik incelemesi için dudak bölgesinden alınan biyopsi de işin içine girebilir. Yine gözün kuruluk derecesini değerlendiren özel testler de vardır ve kesin teşhis ancak birkaç parametrenin bir araya gelmesinden sonra konur. Çünkü tek başına göz ve/veya ağız kuruması hemen Sjögren Sendromu olunduğu anlamına gelmez ve birçok başka hastalıkta da bu bulgular belirti olarak izlenebilir.
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.
Daha sek si görünmek için hangi ne giymeli, nasıl davranmalı?
Karışınızdakinin ilgisini çekmek ve onu harekete geçirmek için yapmanız gerekenleri biliyor musunuz? Ya da aslında yapmamanız gerekenleri… Seksi olmak mı istiyorsunuz? O halde;
1. Tırnaklarınızı yemeyin.
2. Ağzınız açık bir şekilde sakız çiğnemeyin.
3. Yemeğinizi hızlı ve hararetli bir biçimde yemeyin.
4. Hayalinizdeki düğünü anlatıp durmayın.
5. Devamlı rüyalarınızı süsleyen beyaz atlı prensinizden bahsetmeyin.
6. Sürekli olarak hayatınızdan ya da işinizden ne kadar nefret ettiğinizi anlatmayın.
7. Terli olmamaya özen gösterin.
8. Durmadan kendiniz hakkında konuşmayın. Üstelik kendinizi negatif bir şekilde asla yansıtmayın.
9. Fazla kilolarınızı ya da yaptığınız rejimi atlatmaktan vazgeçin.
10. İçinde rahat edemediğiniz kıyafetler giymeyin. Karşınızdaki kişi rahatsız olduğunuzu hissedecektir.
11. Sakın geğirmeyin.
12. Rahat oturamayan, yerinde duramayan, devamlı kıpırdayan bir görüntü çizmeyin.
13. Çok fazla duygusalllaşmayın.
14. Kendinizi aptal durumuna düşürecek kadar sarhoş olmayın.
15. Karşı cins hakkında genel yargılara varmayın ve bunları kesinmiş gibi söylemeyin.
16. Konuşurken salyalarınıza ve tükürüğünüze hakim olun.
17. Yüzünüzle ve burnunuzla oynamayın. Kaşıyıp, yolmayın.
19. Saçınızı havalı bir şekilde sağa sola çevirmeyin.
20. Karşınızdakinin kişisel alanına sakın tecavüz etmeyin.
21. İnsanların işini, giyim tarzını ya da arkadaşlarını aşağılamayın.
Son olarak, seksi olmanın en iyi yolunun buna inanmak olduğunu sakın unutmayın. Gerçekten seksi olduğunuza inanın ve bunu içinizde hissedin.
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.
