Pot
Geçen sene başıma traji komik bir olay gelmişti ve sizlerle paylaşmadan edemedim.
Bizim tiyatroda, bir komedi oyununun prömiyeri vardı. Ve o prömiyerde, uzunca bir süreden beri tanışmak istediğim, gazetecilerin duayenlerinden biri olarak kabul ettiğim Emin Çölaşan da vardı. Görünce gözlerime inanamadım.
Koştum yanına ve “Hocam sizi buralarda görmek müthiş bir şey” le başlayan sohbet sıcak bir dostluğa dönüştü, gecenin bitiminde birbirimize telefonları verirken yazacağım kitabında, artık Çölaşan ın da gölgesinde olmasının bana vereceği ayrı güvencenin sevinciyle ayrıldım.
Birkaç gün sonra, sabahladığım arkadaşın evinden taksiyle eve dönerken, telefon çaldı ve açtığımda da sıcak ve samimi bir ses “ Başak’cığım nasılsın ben Emin!”, ben de İstanbul’ da oturan Emin adındaki arkadaşın sesine öyle benzettim ki, tesadüfün bu kadarı da… Neyse “aaa… sağol Emin iyiyim sen nasılsın?” “Sağol ben de iyiyim, yayınevine geldim, yeni çıkaracağım kitapla ilgili son çalışmalarım var” ben şaşırarak ve gülerek “ay sen ne zamandan beri kitap çıkarıyorsun Emin? Yazarlık biliyor muydun?”, o da sağ olsun hiç bozuntuya vermeden “ben yazarım ya Başak?” derken “hatırlamadın galiba” sitemin algıladım, nasıl bir çam devirdiğimi fark ederek hem de ne yapacağını şaşıran şaşkın bir ördek edasıyla içimden “eyvah!.. Bu Çölaşan” deyip “ay hocam kusura bakmayın!” o da gülerek “senin kaç tane Emin tanıdığın var Başak?”diye sormadan edemedi.
Neyse ki hoş görülü bir beyefendiymiş. Bu kırdığım potu görmezden gelerek yayınevinde bana kahve ısmarladı, hoş beş sohbetten sonra iyi niyet dilekleriyle ayrıldık.
Aslında bir çoğumuz buna benzer o kadar komik hatalara imza atıyoruz ki, ileride düşünürkende “Allah Allah! Hem de ben yaptım bu gafı” demeden de hayretlerimizi saklayamıyoruz..
Eğer sayın Çölaşan ileride, bir canlı yayında spikerin ona “Meslek hayatınızda başınıza komik bir olay geldi mi? Diye sorduğunda da eminim ki, benim kendisine kırdığım bu potu ilk sıralarda anlatır. Ya da o ince düşüncesi ona “Emin, o hassas bir bayan üzülebilir” dediğinde de vazgeçebilir.
Ben ise daha atik davranıp sizlerle paylaşmak istedim.
Eminim ki, ya güldünüz, ya da benim yazdığım yazılarda gönderdiğiniz eleştirilere göre de “Eh! Başak Hanım bu! Yapar!” da dediniz.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere
Başak Dursun
Başak Dursun1993 de başlayan medya geçmişinde, 1998 de kablolu yayın yapan btv de yapımcı-sunucu olarak görev yaptı. 2006 yılında Sabah-Ankara'da köşe yazarlığı na başladı. Üç kere "yılın köşe yazarı" seçildi. Meclis Haber Dergisi ve Domatessuyu'nda köşe yazarlığı yapmaktadır.








Emin Çölaşan’ın fikirlerini düşüncelerini hiç sevmem ama en azından satılmamış bir yazardır. Bu konuyla ne alakası var derseniz içimden geldi söyleyeyim dedim. :)
Tutmayın beni... Yorum yazcam.