Haber Versin !

0
28

Sevgili okurlar oldukça yoğun bir dönem geçirdim ve bu yoğunluğun ortasında karşılaştığım bir fotoğraf benim bütün içime gömdüğüme inandığım özlemleri hoplattı ve dayanamayarak göz yaşlarına boğuldum. Aklıma gelenleri paylaşmak istiyorum.

İnsanoğlu asla unutmuyor, unutamıyor!

“Unuttuuum!.. Gitti!”

Hadi oradan yalancı! Demen bile hatırladığının, unutmadığının en net kanıtıdır!

Ve gerçekten de, bizim gibi düşünen bir sıcak dostla baş başa kaldığımızda, anılarımızı anlatırken, ona sıra gelince, bir ayrı havayla anlatırız o yaşadığımız kişiyi!

Göstermelik bir de kızma yaparız ki hala değer verdiğimiz anlaşılmasın diye!

Kendini kandırmak burada başlıyor zaten!

İlk önce, onu senden çekemeyen çevrene karşı gururunu kurtarmak için söylediğin “çoktan bitirdim de, o bırakmıyor” diye, aslında içinde ona değer verdiğini gururun için saklamak ve onunla her görüştüğünde “belki soğurum” düşüncesiyle ucuz bahaneler ve yakıştırmalarla ilişkiyi soğutmaya çalışırsın ve sonuçta, karşındakinin elleri kolları bağlanır, gözyaşlarıyla” hoşça kal” der ve bu ilişkiyi bitirirken asıl o sana karşı gururunu kurtarmış olur da sen sonradan fark edersin!

Sonra mı?

O sahte dostlarının hatırı için, aslı terk etmenin acısını yaşamaya başlarsın yalnız kalınca.

Beklersin!.. Beklersin.. Uslu bir çocuk gibi bütün masumiyetini takınarak, senin bu halini görmeni ve geri dönmesini istersin.

Ya o?

Kırılan kalbinin parçaları nerelere saçıldı kim bilir?

Ve her bir parça, ilişkinin bir kavgası, bir hakareti ise ne olacak? Nasıl toplanacak? Zamanında o kırılan parçaların batık acısını yok etmek için nerelere fırlatıp attı kim bilir?

Otur ve sen bul bu parçaları, birleştir bakalım!

Tek şart var sadece:

Eskisi gibi pürüzsüz olacak!

Yapabileni göreniniz varsa bana haber versin!

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

Sorularınızı ve Yorumlarınızı Yazın