Dönüş

basak dursuns 150x150, DönüşO kadar güzel ışıldıyordu ki dolunay!..
Gecenin zifiri karanlığını, yıldızlarla el-ele vererek yırtmayı başarmıştı gene…E o durgun denizin üzerine düşen gümüşi yakamoz da körfezi bir ayrı güzelleştiriyordu.
Bütün bu güzelliği için doğaya teşekkür etmek istiyordu.. Ama boğazına düğümlenen boğuk bir yumru beklemeye isyan edercesine çıkıverdi…Ağlamakla acısı bitmiyor sanki daha da ızdırap veriyordu..
Gözyaşları şakaklarını yalayarak çenesinden denize şıp..şıp akıyordu.
Son pişmanlık fayda vermeyecekti.. belliydi!
Aslında iyi bir ders olmuştu ona… Bir daha onu göremese bile, bir sonraki aşkında yad evliliğinde kendi arkadaşlarına güvenerek karşısındakini kırmanın, dönüşü olmayan gerekliliğini çok acı bir şekilde öğrenmişti.
Kankilerinin “ya boş ver kadın kısmı ihaneti yutar be.. olmadı bu kızla devam edersin” hevesiyle başlayan bir-kaç kaçamak sonunda, evinde ikinciyle birlikteyken bir anda kapının açılıp, bağrışmaların tüm sokağa yayılmasıyla son bulacaktı…
Şimdi yoktu… Eve bile girmek istemiyordu…Kendisini sömürmek isteyen arkadaşlarının, o bilmiş akıllıyı uzaklaştırma planı, kendi aptallığıyla başarıya ulaşmıştı..
Bir de terk edilince, dönüp ,ikinciyle avunmak isteyince ortalık iyice karışıvermişti… “yıllarını sana vermiş birine bunu yapan, bana haydi haydi yapar!” lafını da yemiş ve ikinci terk edilişi de yaşamıştı.
Ne kuvvetliymiş kadın ahı…
Eski boşuna söylemezmiş “uzun saçlının ahını almayacaksın” diye!…
Bir erkeğin gözyaşları ne acı manzaraymış meğer… Gerçekten erkeğe ağlamak yakışmazmış…O güç, güven abidesi bir anda yığılıvermişti,.. kızının karşısında… Belki de hayatta ilk kez kendi evladına yalvarırcasına bakarak..gözyaşlarına aldırmadan.. “onu ancak sen getirebilirsin.. ne olur yardım et!”demeyi çok istiyordu o küçücük şaşkın bakışlı yüreğe!..
……
“Ne bu halin?”…
????
“ Bir kez affediyorum seni… Çünkü seni çok seviyorum. Ama şu küçük cadıyı senden daha çok!””Öyle şaşkın bakma! Geldim işte!..At o elindeki bira kutusunu! Ben yokken birayla mı beslendin sen?”
……
Bir ihanetin getirdiği küslük ve barışma sahnesinde sizce dikkatinizi çeken asıl gizli kurban kim?
Çocuk! Ya da küçük cadı! Evet kadın ihanetin kurbanı olabilir.. Adam da terk edilişin kurbanı.. ya çocuk?
Kadın dönene kadar ne yedi, ne içti?
İşte evliler! Sözüm size!.. İhanet ya da sebep ne olursa olsun, karşınızdakine gurur kurtarma çabalarınızın ortasında kalan çocuklarınızı, kendinizden bile önde tutun .. Kadını geri döndüren sevgi olabilir ama bence daha çok, çocuğunun boynunun bükük kalmasını hatırlaması daha büyük bir sebeptir.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

3 Ağustos 2010
Basak Dursun

Başak Dursun

Başak Dursun

1993 de başlayan medya geçmişinde, 1998 de kablolu yayın yapan btv de yapımcı-sunucu olarak görev yaptı. 2006 yılında Sabah-Ankara'da köşe yazarlığı na başladı. Üç kere "yılın köşe yazarı" seçildi. Meclis Haber Dergisi ve Domatessuyu'nda köşe yazarlığı yapmaktadır.

Dönüş yazısında telif haklarına ve yasalara aykırı bir bilgi veya link bulunuyorsa lütfen buradan iletişime geçiniz.

Yeni Oyunlar

2 Comments »

  • başak dursun (renkli tenekeci) demiş ki:

    hangisi?
    adamın çapkınlığı mı, kadının evi terk etmesi mi yoksa çocuğun mağduriyetimi?
    Yoksa adamın yaptığnı destekleyen türden misiniz?

  • ironi demiş ki:

    Saçmalık……

Tutmayın beni... Yorum yazcam.

Yorum ekleye bilir yada yazı için geri bildirim gönderebilirsiniz..Bu yazı için yorumlarına abone ol: subscribe to these comments RSS.

Yorum içerisinde kullanabileceğiniz Html tagları :
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Yorumlarınızı lütfen büyük harflerle yapmayınız.