Doğrular ve Yanlışlar

2
24


”Doğduğumuzu hissetmeyiz, öldüğümüzü göremeyiz ve yaşamasınıda bilmeyiz.” Geçenlerde bir gazetede okuduğum bu sözü hiçbir zaman unutmam. Ve kendimi; Yaşıyabildin mi ? Diye sorgularım.
Şu sıralarda Dünyadaki ve Ülkemizdeki genel duruma bakıyorum da, ister istemez hüzünlenip bir o kadarda sinirleniyorum. Milyonlarca insanımız çok zor durumda. İşsizlerimiz, yoksullarımız, ezilenlerimiz ve ezenler var! Evine ekmek götüremiyen, aç yatanlar, onur ve gurur savaşı verenlerimiz var. Savaşların terör, anarşi ve adaletsizliğin mazlumları var.
Madalyonun öbür tarafında ise; namuzsuzca güç kazananlar, herşeyi göze alarak çeşitli yollarla büyüyen, hak ve hukuk soyguncusu  yüzsüz ve şerefsizler var!
Kısacası yerlerde sürünende var köşklerde sefa sürende…
Özetle yaşatmayı ve yaşamayı da beceremiyoruz. Bu güzel dünyada neden didişiyor, kapışıyor, çatışıyor, birbirimize eziyet ediyor ve öldürüyoruz?  
Zamanın hızla akıp gittiğini, bir gün yol bitti deneceğini, malın mülkün anlamını yitireceğini neden akıl edemiyoruz? Bu koskoca mekana sığamıyacağımızı düşündüğümüz için mi bölüşmekten çekiniyoruz?
Gerçek şu; Paylaşamıyoruz, çünkü anlaşamıyoruz.
Peki ama neden?
Aslında yanıt basit. Yani CEHALET
Şöyle bir etrafınıza bir dakka dahi olsa bakın. Ortadoğu’ya, özellikle de Amerikaya ve Avrupaya.
Çeşitli bahanelerle çıkarılan uluslar arası savaşlar ile iç savaşlar hangi ülkede cereyan ediyor?
Daha çok gelişmemiş yada gelişmekte olan ülkelerde görüyoruz bu tarz şeyleri.
Eğitimsiz cahil insanları şartlandırıp yanlışa yöneltmek hiçte zor değil. Sanki kalkınmamış ülke insanlarının uygarlaşması istenmiyormuş gibi bir durum rastlantı mı sizce?
Amerikada bir zamanlar, siyahlar beyazların bulunduğu mekana giremezken, bugün o siyahilerden biri bu ülkenin Devlet Başkanı oldu. Ve yine bir zamanlar , Birbirleri ile savaş halinde olan, bugünkü Avrupa devletleri birleşti Avrupa Birliği (AB) kurdular. Nerdeyse tek devlet aşamasındalar. İşte cehaletten kurtuluşun gerçek öyküsü.
Bizde halen sağ sol, baş örtülü örtüsüz… diye uğraşıp duralım. Bunlar bizi bölmeye çalışan dış kuvvetlerin bir oyunudur ve bizler çok güzel bu oyuna gelmekteyiz. Artık kendi menfaatimiz için değil ülke menfaatleri için ter dökmeliyiz yoksa sonumuzu hiç parlak görmüyorum. Saygılar…

2 YORUMLAR

  1. Biz Osmanlı torunlarıyız açıkçası o zamanlar böyle birşey yoktu çünkü bizim milletimiz çok uluslu ve hoşgörü ülkesiydi. Orta doğu projesinin en büyük ayaklarından biride biziz. Dünyaya hükmetmiş bu milletin güçlenmesini kimse istemez açıkçası. Herkes biliyor ki bu ülke dıştan parçalanamaz içten parçalanır bunun içinde yaptıkları çok basit bir işlem ekonomimizi köreltmek. Ekonomi gelişmeyince eğitimde köreliyor ve cahil bir millet oluyor. Okuma alışkanlığımız zaten hiç yok buda en önemli sorun diyebiliriz. Ne yazık ki herşeyin hazırına alıştık ve okumayı araştırmayı unuttuk. Okuyup araştıranlarıda zaten her geçen gün kaybediyoruz. Bu ülkede sağ sol bitti. Örtülü örtüsüz başladı bu bitti sayılır Türk-Kürt sorunu başladı. Hepimiz kardeşiz neden böyle bir durumdayız ve nasıl bu kadar cahilce hareket ediyoruz şaşırıyorum.

  2. Güzel bir yazı. Bizim önümüze birşeyler atıyorlar bizde onun için kavga ediyoruz. Örneğin türban meselesi. İnsan takar veya takmaz bu kimseyi ilgilendirmez bana göre.Bu türban meselesini bu kadar abartmasalar ülkemiz bu kadarda gerilmeyecek. Sonrada özgür bir ülkeyiz falan diyoruz. Bana göre kimsenin hiçbir özgürlüğü yok. Birinin örtüsüne bakarlar birinin eteğine birinin içkisine laf ederler diğerinin namazına. İçimizi fesat etmiş bazıları. Ne zaman düzelicez acaba ???

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here