Ağaçların Bilgi Ormanı’na Buyurun!

0
352

“Ağaç kesen, baş keser” demiş Peygamber Efendimiz(s.a.v) …

Ne doğru demiş. Çocukken Heidi diye bir çizgi film seyrederdim. Heidi İsviçre Alpleri’ndeki dedesinin çiftiliğinde bulunan büyük çam ağaçları ile zaman zaman dertleşir, zaman zaman onların rüzgardaki ıslığını hayranlıkla dinlerdi. Ya Pinokyo? Mobilyacı Gebetto’nun bir ağaç kütüğünden yaptığı tahta kukla cana geliyor ve insan olmak için uğraşırken, malzemesinin ağacı olan meşe perisi zaman zaman onu koruyor, yalan söyledikçe veya kötülüğe karıştıkça cezasını veriyordu. Ağaç Perisi Pinokyo’nun yalan söyleyip söylemediğini anlamak içinde, her yalan söylediğinde burnunu uzatan sihir yapmıştı.

Gelelim çağımızın Gebettosu’na…Hem de Ankara Esat Caddesi üzerinde küçcücük bir dükanı hem atölye hem de satış yeri yapan 23 yaşındaki Efe Uçkan’a…

2 ay önce sadece oradan geçerken tesadüfen bakıp uğradığım dükkanda gördüklerim, sonrasında da anlatılanlar, Efe Uçkan’ı bu siteye taşımama sebep oldu.

Kendi sanatlarının tanıtıldığı www.babayani.lab.com’u da incelerseniz ne demek istediğimi fazlasıyla anlarsınız. Zaten dükkanın adı da babayani lab.

Saf ağaç kütüğünden her şey yapılıyor. Mesela dişbudak ağacından yapılmış olan ve çok eskilerde vikinglerin şarap kadehi niyetine kullandıkları dişbudak kadehleri bile var.

Ve en ilginç noktası da ağaçların gerçek öykülerine…

“Kayın ağacı, eski şaman Türklerinde kadın demekmiş. Kayın…Kadın! Yani. Uçkan, kayınço, kayınbirader, kayınana hep kayın ağacının adından türemiştir. Kayın ağacı kadın enerjisi, kadın demektir. Doğurtkanlığın sembolüdür.

Zeytin ağacı ise ölümsüz bir ağaçtır. Mesela diğer tüm ağaçların kütüklerinde halkalar vardır, ama zeytin ağacının kütüğünde asla halka yoktur ( Zeytin yağını günde bir litre tüketmez miyim ben!)

Uçkan devam ediyor: Mesela ağaç kütüklerinin halkaları o ağaçların yaşını bizlere anlatır değil mi?

-Evet?

-İşte bu halkaların hangilerinin aralarında bir geniş açıklık varsa, o halka açıklığına denk gelen yılın kurak geçtiğini bize anlatır.

Ceviz ağaçları da çok ilginç bir özelliğe sahipmiş. Ceviz ağaçları hayatlarında bir kere bir saat boyunca dibindeki objenin fotoğrafını çekerler. Bu görmüş olduğunuz ceviz ağacı kütüğünde bir mantar figürü var mesela. Bu ceviz ağacı dibindeki mantarı fotoğraflamış yani.(Ve gerçekten koskocaman bir mantar figürü ceviz kütüğünün ortasında). Hatta Nazım Hikmet, Gülhane Parkı’nda Piraye Hanım ile tam buluşacakken, polisler oraya gelir. Nazım Hikmet’in de yakalanması vardır. Hikmet dibine geldiği ceviz ağacına çıkarak saklanır. O sırada Piraye Hanım’da buluşma yerleri olan ceviz ağacının dibine gelir ancak yukarıda polislerden saklanan Nazım Hikmet’i göremez bir türlü. Nazım Hikmet’te o sırada meşhur şarkının sözlerini döker “Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda! Ne sen bunun farkındasın, ne de polis farkında…”

Mesela İspanya-Fransa kültüründe Ortaçağ zamanı tabii Meşe ağacının kötü ruhları kovduğu inancı vardır. Ve bu yüzden “cadı yakma” törenlerinde hep meşe odunları kullanılmıştır.

İncir ağacının kökleri çok yayılmacıdır ve etrafındaki bütün bitkileri yok eder. Bu yüzden “ocağıma incir ağacı diktin “sözü buradan gelmiştir. Bu yüzden incir ağaçları evlerin etrafına dikilmez. Hatta evi yıkabilirsiniz ama incir ağacını yıkamazsınız.

Karadenizlilerimizin çok değer verdiği fındık ağacının sadece kökleri değerlidir.

Ağaçlar kanser olabiliyor. Kanser olan ağaç erkenden kabuklarını döküp kurumaya başlıyor. İllaki bununda kendi çapında tedaviyle kurtarıyoruz.

Ayırca ağaçlar meditasyonlarda kullanılıyor. Meditasyon için, ağaçtan izin isteyip ona sarılıyorsunuz. Ve üzerinizdeki bütün kötü enerjiler, ağaca sarıldığınız anda, ağaçtan toprağa akıyor, böylece arınıyorsunuz…

O kadar çok doyulmaz ve o kadar çok konuşulacak konuları var ki ağaçların. Resmen Konu Ormanı olmuşlar haberimiz yok.

21. Yüzyılımızın genç ve yakışıklı Gebettosu Efe Uçkan’a ağaçların dilini el sanatıyla tarif ederek ve bizlere bu muhteşem bilgilerin ormanını gezdirdiği için kendisine yürekten teşekkür ediyorum!

Haklı olan başarının haklı olarak devam edeceğine inanarak, gene de başarılar dilerim.

 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

 

 

 

 

 

Sorularınızı ve Yorumlarınızı Yazın