Başak Dursun, Kategorilenmemiş »

basak-dursunsNe güzel de doğru söylemiş şu atalarımız: “akrabanın akrabaya ettiğin, akrep etmez” diye…

İşin ucunda da para ve miras olursa durum daha da vahim.

Bir de bazı akrabalar vardır, kendi içlerindeki ailelerden birini hedef alır ve yok etmek için uğraşırlar.

Bazı akrabalar vardır, servet edinmek için hak sahiplerinden vekalet alarak hakka el atıp, sonra da onların hakkıyla etrafa hava atarlar!

Bu hak belki milyarları bulan paralar bile olabilir. Deli veya bunamış raporu aldırmaya çalışanlar da hiç te az değil aslında. Amaç para, belki de yükseleni düşürmeye çalışmaktır.

Hele şu vekalet işi… Ne oyunlar döner bir bilseniz o vekalet konusunda… Ben asla vekalet taraftarı değilim. Eğer bu konuda benden, haberim bile olmadan bir şeyler bekleyenler de boşuna bekler.

Ben Ankara’da, bir sülalenin kendi içlerindeki birini, tecavüzcüsüne ve onun çevresindekilere satmak için her yolu denediklerini duydum ve bu sülalenin içinde avukatlar doktorlar var. İnsanlık, kariyerle olmuyormuş demek ki… Bu sülale, kendi başları ağrımasın diye mağduru canavarlar sofrasına sunmaya çalışırken de, masuma “beddua etme sakın” diye de parmakla tehditkar konuşmuşlar. Sanki o da salak ve yuttu. Birini salak diye satmaya çalışırken, o kişinin düşmanları, onu ele geçirebilmek için asıl sizin gibi salakları kullandıklarını bildikleri için, onun değil, akrabalarının arkasından kıs kıs gülerlermiş. Umarım bu duyduklarım yanlıştır.

Zaten bu kuraldır. Güçlü birinin düşmanları, o güçlü kişiyi alt edebilmek için ona en yakın olan salakları bulmaya çalışırlarmış.

Sonra ne mi olur? Bu satıcı akrabaları patır patır dökülüp orada burada cesetleri bulunmaya bile başlar…

Birinin ah etmesi değil konu. Ah ettirmemektir.

 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

 

Devamını oku »

Başak Dursun, Kategorilenmemiş »

basak-dursunsAh şu dedikodu merakı…

Kadın da, erkekte maalesef çok meraklı bu işe.

Dedikodu yapılırken, ne çaylar-kahveler ve ne kekler kurabiyeler tüketilir…

Su gibi akıp gider zaman, yemeği, evi -aşı unutturur resmen.

Peki sizce en çok kim meraklıdır dedikoduya?

Beyler hemen “kadınlar!” diye bağırıyor gibi.

Kadınlar ise “evet biz meraklıyız ama siz bizden betersiniz!” diye yapıştırıyor gibiler cevabı!

Ama bu huy maalesef, ocak söndürür, cinayet bile işletir, töreye kadar tırmanır!

Daha önceki yazılarımda da defalarca bahsettim ve kınamıştım.

Benim hakkımda da çok yapıldı ve yapılıyor!

Yalnız geçenlerde bir şey oldu.

Ya ben fark ettim bunu!

Yakın bir arkadaşımın Ankara Ayrancı’daki mekanında otururken hem de…

Tam kalkacaktım, arkamdaki yaşını almış hanımlar hararetli hararetli bir şekilde bir dedikodu yapıyorlardı ki sormayın!

Kulak misafiri oldum…

Ayyy neler neler!

Mıhlanıp kaldım mı oraya ben de?

Vay efendim, o ona ihanet edince,i o da intihara kalkışmışından tutunda…

Ben ola ki o dedikodusu yapılan çiftin tanıdığıyım ve dedikodu yapanlar da bilmiyorlar bunu!

Sonuçlarını düşünebiliyor musunuz?

Ve bu dedikoduları tam 2 saat sürdü ve ben kalkarken hala devam ediyordu! Bayağı uzun sürüyormuş bu dedikodu…

Ne çiftmiş be! Allah sabır versin onlara!

Oradan kalkarken, kendimi de yargıladım aslında.

Ve vardığım sonuç şu!

Dedikoduyu yapanlar da, o dedikoduları gizlice (benim gibi) dinleyenler de eşit derecede meraklılar bu işe…

 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

 

Devamını oku »

Başak Dursun »

basak-dursunsDün Onur’u askerlik yaptığı yerde ziyaret ettim.

Onu beklerken ileride gelip geçen askerleri gördükçe içim kabardı.

“Bu çocukların hepsi şu an özel ve büyük görevdeler. Amaçları aynı…” ve içim bir anda gözyaşlarıyla dolmaya başladı.

Annelerini, ailelerini, sevgililerini özlüyorlar… Oraya gelene kadar ki yaşamda gösteremedikleri sabırı öğreniyorlar. Sus-pus gibiler… garipler…

Onur ileride görününce gözyaşlarımı sildim ve dua ettim “Allah’ım müdürümün karşısında beni ağlatma “diye. Çünkü o da onlardan biriydi… tabii ki mutluydu… ailesine yakındı ve orada çok seviliyordu. Bunu da ziyaretimin çıkışında ayaküstü ufak sohbet ettiğim komutanı Kıdemli Başçavuş Mahmut Er bizzat söyledi:

“Başak Hanım, Onur’un ailesi bana çok değerli bir Mehmetçik yetiştirmiş…” yutkundum. Bir de zor tutuyordum ya kendimi ağlamamak için, bir an geri dönüp baktım müdürüme, aklıma gelmişti, girişte bana sormuştu asker “Onur Sarıca’nın nesi oluyorsunuz?” ben de “o benim müdürüm” demiştim”… Şimdi ise, biraz gerimde Mehmetçik olmuş duruyordu…

Onur, askerde o meşhur naifliğinden hiç bir şey kaybetmemişti. Sanki daha konuşkan olmuş. Belki de tablet olmadığı içindir mi diyeyim ne… Ama o elinde tablet varken bile etrafıyla sosyalitesini asla kesmezdi ki zaten.

Bu arada komutanı Mahmut Er, gerçekten yardımcı ve nazik biri… sanırım Onur’un şansı burada da rast geldi. E kalbi temiz ne de olsa. O bilgi ve tecrübesini burada da konuşturmuştu belli. Onur’ u tanıyan zaten ondan nefret edemez ki… Komutanı Mahmut Er onu tek cümlede anlattı bana. “Ailesi bana çok değerli bir Mehmetçik yetiştirmiş” diyerek…

 

Neticede bu ziyaretim beni, ağlamamak için  zorlandığım bir gün oldu.

O askerlerin yaşamları ne şekilde olursa olsun, şu an hayatta nefret ettikleri insanlar için bile nöbet tutuyorlardı. O kutsal görevi yaptıkları süre boyunca, ufak bir kazadan bile olsa her an şehit olabilecek kişilerdi karşımdakiler… Bana göre onlar, bu yüzden orada Allah’ın misafirleriydi…

Başta değerli müdürüm Onur’a ve diğer askerlerin hepsine bir an önce görevlerini başarı ile tamamlayarak sevdiklerine kavuşmalarını yürekten diliyorum…

 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

Devamını oku »

Başak Dursun »

basak-dursuns21.yy.la gireli 15 yıl oldu.

Resmen uzay çağı mı desem ne desem. 15 yıldır çok daha medeni bir toplum bekliyorum. Olmuyor ki… Hem de hiç!

Konuyu Konya’da katl edilen atlara getireceğim.

Atlar insanoğlunun en büyük yardımcısıdır öyle değil mi?

Nice zaferleri atlara borçlu değil miyiz tarihte?

Hem hristiyanlığın, hem de İslamiyetin yayılması için yapılan savaşlarda insanoğlunun nice zaferler kazanmasında katkıda bulunan muhteşem büyük hayvan!

Yükümüzü taşıdı, hastamızı yetiştirdi, yolumuz kısalttı…

Yarışlarda iddialarımızı kazandırdı…

Bu kadar harika hizmet veren hayvanlar bazı yetersiz anlayışı olanlar sayesinde hak ettiği değeri göremez oldu.

Yoksa onların değerini bilmeyenlerin eline mi düştü? Bence ikincisi!

Hayvanları yaşlandılar diye öldür.

Ne akıllı ve kolay yaşamı tercih edenlersiniz siz öyle.

Allah sizin gibi bedavacıları bizlerden uzak tutsun. At bile sizin kapınızda yıllardır hak etmediği muameleyi görmesine rağmen, hizmet etmiş, gençliğini enerjisini sizin kapınızda tüketmiş, sen tut, hayvan aciz kalınca “artık yük olur ” bahanesiyle öldür.

Asıl sizin gibilerin yükü zahmeti çekilmez!

O hayvanlar nasıl dayandı sizin gibilere yıllarca…

Yemediği kırbaçta kalmamıştır garibanların. Bir de öldür!

Yazıklar olsun sizlere! Binlerce kez yazıklar olsun!

Emin olun, siz de bu yaptığınız iğrençliğin karşılığını Yaradan’dan fazlasıyla alacaksınız… Ceza olarak!

Son nefesinizde, bu hayvanların şefaatini isteyeceksiniz de bulamayacaksınız bu da belli…

Allah sizin gibi insanlardan, bütün canlıları korusun!

 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

 

 

 

Devamını oku »

Başak Dursun, Kategorilenmemiş »

basak-dursunsAslında bu bahsedeceğim karakterdeki kişiler toplumun hemen her kesimin de mevcutturlar.

Amaçları her zaman farklı belki de size zarar bile vermek içindir.

Tanışır tanışmaz oldukça sıcak ve samimi davranırken, planları bir ahtopotun kolları gibi etrafınızı sarmaya da başlamıştır.

Sürekli, yalvarır gibi etrafınızdan ayrılmazken, sizin tek ilginizin kendisine olmanızı isterler. Eğer hayatınızı paylaştığınız birisi varsa, işte o zaman ona olan ilginizi yok etmek için daha yoğun çalışır üstünüze. Çünkü amaç oluşmuştur teknik olarak. Ardında ise bütün bu gelişmelerden haberdar ettiği kişiler vardır. Karanlık, ruhsuz ve tek amaçları yok etmek olan bu kişiler aldıkları her gelişmeye göre bu size musallat edilen kişiyi yeni emir ve bilgilerle doldururlar.

Bu musallat edilen kişi bir hanım ya da erkek olabilir.

Siz neyi eleştiri,yorsanız eleştiriler ilk tanışmada, sonra ağına düştüyseniz sizin eleştirdiğiniz her şeyi tatlılıkla yok etmek ve yönlendirilmeniz gereken yönlere yelken açmanız için uğraşmaya başlar. Arkasındakiler merakla beklerler. Yönünüz size kesin zarar verecek bir yöndür. Ama öyle allandırılıp pullandırılır ki, beğenmemeniz mümkün değil. Tek bir ayrıntı vardır bunlarla baş etmeniz için… Sadece aklıllı düşünüp olanları ve değişen gelişmeleri görüp, size musallat edilen kişiden uzaklaşmanız.

Zaten sorgulamanızın ana hattı neden ısrarla sizinle samimiyet kurması yönündeyse kurtulursunuz. Ve bu ilk tanışmadan sonraki abartılı samimi gelişmeyle sorgulanmalı.

Bu tip insanlar genelde birilerini kullandığı malum kişilerdir… Kadın veya erkek olabilir.

Bu tip kişilerle karşılaştığınız zaman bilin ki bir,ilerini huzursuz etmişsiniz demektir. Ama onların o huzursuzluğu sizin aklınız sayesinde de kabusa ve yokluklarına zaten dönüşür.

 

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…

 

 

 

Devamını oku »